Kayıtlar

Ekim, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
  ENFLASYONU DOĞURAN VE BESLEYEN ETKENLER… Enflasyon: Fiyatların genel seviyesinin sürekli his edilir olarak   artışı. Halk diliyle "hayat pahalılığı“ demektir. ●Maliyetlerin Artması ve ana etkenleri; Yüksek faiz oranları, Üretim girdilerindeki (ham madde/petrol/enerji/teknoloji ) fiyat artışları, Ve çeşitli nedenlerle üretim miktarının azalması, Piyasada durgunluk(alım gücünün azalması)   Döviz kurlarındaki oynaklıklar ve artışlar. ●Toplam Arzın(üretim) Toplam talebi(tüketim) karşılayamaması, ●Bütçe açıkları; Ülkenin toplam harcamalarının toplam gelirden fazla olması. Özellikle kamu harcamalarının gelirlerden fazla olması ve bireysel tüketim çılgınlığı/israf ● Merkez Bankasının karşılıksız para basması; Para arzının   piyasada artmış olması. Para fazlalığı Paranın değerini düşürür. Paranın alım gücü azalır. (dolaşımda çok para var) ● Yetersiz üretim, tasarrufların, verimsiz yatırım ve istihdam alanları azalması (Yüksek miktarda işsizlik demektir)Reel ...
  Ekonomik Krizin Reçetesi... Akl edip, ibret alırsak bu ekonomik kriz ( şer/ kötülük) birçok hayra vesile olacaktır. El âleme muhtaç olmaktan kurtulur, Ekonomik bağımsızlığımızı kazanabiliriz! Şöyle ki; •Üretim artırmak,(reel sektörü canlandırmak, teşvik etmek, desteklemek) •İsraf ve tüketim-ihtiyaç fazlası- alışkanlıklarımızı terk etmek, •İhracatı artırmak, •İthalatı azaltmak, •İktisadımızı faiz ve doların esaretinden kurtarmak, •İşsizliği azaltmak için kalıcı istihdam yaratmak, •Üretimde vergi ve SGK vb. maliyetleri düşürmek, •İç barışı hukuk ve adalet temelinde sağlamak, •Komşu ülkelerle sorunları sıfırlamak, ticari ilişkiler geliştirmek, •İnanç ve kültürümüze yabancı, her alanda taklide çalıştığımız batıcı/seküler/laik rejimi terk etmek, •Bireysel menfaati putlaştıran, Kapitalist, faizci liberal ekonomik sistemi terk etmek, •Emperyalist ABD, ve işgalci Siyonist ile ilişkileri azaltmak veya kesmek, •Diğer dünya devletleriyle mütekabiliyet çerçeve...
 PEYGAMBERLERİN MESLEKLERİ Hz. Adem -aleyhisselâm- : İlk ziraat mühendisi ve çiftçi idi. Hz. Şid -aleyhisselâm- : Hallac, kazzaz, nessac dokumacıların, örücülerin ve mensucat sanayiinin ilk kurucusu idi. Hz. İdris -aleyhisselâm- : İğneyi ilk icad eden, ona delik açan, iplik geçiren olduğundan, terzicilerin -konfeksiyoncuların- örücülerin piri sayılır. Hz. Nuh -aleyhisselâm- : Nuh -aleyhisselâm- çobanlık ve ticaret ile uğraşmıştır. Marangozcuların -gemicilerin- denizcilerin piri kabul edilir. Hz. Hud -aleyhisselâm- : Tüccar idi. Bütün tüccarların piri sayılır. Hz. Salih -aleyhisselâm- : Sürülerle develer yetiştirirdi. Sütlerini hem içer, hem de satıp dünyalığını temin ederdi. Salih Peygamberin devesi meşhurdur. Hz. İbrahim -aleyhisselâm- : Kabeyi yeniden inşa edişiyle, Hz Süleyman (as)'a ve Mimar Sinan'a önderlik etmiştir. Hz. Eyüp -aleyhisselâm- : Ziraatcı idi. Hz. Lut -aleyhisselâm- : Tarihçi idi. Seyyahların, Evliya çelebilerin piridir. Hz. İsmail -aleyhisselâm- : Kara ve den...
Resim
  YENİ SİSTEM Krizleri fırsata çevirmek mümkün mü? Evet! Akledip, ibret alırsak bu ekonomik kriz ( şer/ kötülük) bir çok hayra vesile olabilir. El aleme muhtaç olmaktan kurtulur. Ekonomik bağımsızlığımızı kazanabiliriz! Şöyleki; -Üretim artırmak, -İsraf ve tüketim-ihtiyaç fazlası- alışkanlıklarımızı terk etmek, -İhracatı artırmak, -İthalatı azaltmak, -İktisadımızı faiz ve doların esaretinden kurtarmak, -İşsizliği azaltmak için kalıcı istihdam yaratmak, -Üretimde enerji, vergi ve SGK vb. maliyetleri düşürmek, -İç barışı hukuk ve adalet temelinde sağlamak, -Komşu ülkelerle sorunları sıfırlamak,ticari ilişkiler geliştirmek, -İnanç ve kültürümüze yabancı,her alanda taklide çalıştığımız batıcı/seküler/ rejimi terk etmek, -Emperyalist ve işgalci İsrail,ABD ile ilişkileri azaltmak veya kesmek, -Diğer dünya devletleriyle mutekabiliyet çerçevesinde ticari ilişkiler yapmak, -D8 ve İİT işlevsel kılmak, -D8 ve İİT üye ülkelerle askeri, siyasi,ilmi ve ticari paktlar(ortak para birimi,pazar ve...
Resim
  Modern İktisat Biliminin(!) temel aldığı "milletlerin zenginliği" kitabı; emperyalist,sömürgeci kapitalistlerin klavuzu gibi...Yağma,çıkarcılık,sahtekarlık,aldatma,hırsızlık gibi insanlık düşmanı uygulamalara bilimsel kılıf,politik destek ve yasal koruma sağlamıştır. Bu sistemin sömürgeci,çıkarcı, kirli,yalancı ve kokuşmuş olduğu bilinmesine rağmen, hala bunda ısrar etmeye bir anlam veremiyorum. Sosyo-Ekonomik ve politik kronik tüm sorunlarımızın sebebi vahşi kapitalist sistemdir. "Liberal kapitalizmin mana ve ruhaniyete ait bütün ulvi değerleri kasıp kavurduğu bu ahir zamanda, hep beraber ya Talut’un ordusundaki bir avuç bahtiyar muvahhid olacağız ya da her yönüyle cazip hale getirilmiş ırmağın suyundan kana kana içmeye çalışıp karınlarını şişiren bedbahtlardan olacağız." #mehmetyavuz
  MODERNİZMİN SONUCU emek/ücret SORUNU ve İSLAMi çözüm Çalışmadan,emek harcamadan, ter dökmeden ve rizk almadan oturup servetlerine servet katanlar dikkat ediniz; O servet ATEŞ olur, sizleri yakar. Hz.Muhammed (S.A.V) buyudular ki; Çalışan eli göstererek "işte Allah ve Resülünün sevdiği el,bu eldir" "Çalışan el şerefli ve mübarek bir eldir." "Çalışması sonucu yorgun olarak akşamlayan kendisini affetirmiş olarak akşamlamıştır" "Allah sanatkar-işçi kulunu sever" "Hiç biriniz el emeğininin ürünü olan yemekten daha iyisini yememiştir." "İşçiye ücretini alın teri kurumadan veriniz!" "Ne zarara uğratılmak var,ne de zarar vermek" İşçiye de işverene de zarar vermek yoktur. "..Ki servet sadece zenginlerinizin arasında dolaşıp duran bir devlet/kapital olmasın" (Haşr Suresi-7.Ayet) Kapitalizm ve soyalizmde olduğu gibi servetin/sermayenin belli imtiyazlı grup ve şahısların elinde toplanması yasaktır. İslam çalışmada...
Resim
  "Artık market tanrının tapınağındayız” Son derece basit bir çiftlikte yaşayan ve maaşının büyük bölümünü bağışlayan bir adam: Jose Mujica; Uruguay eski Devlet Başkanı. Dünya onu şu ünlü sözleriyle tanıyor: “Gereksiz ihtiyaçlardan koca bir dağ yarattık. Bir şeyler satın alıyoruz sonra çöpe atıyoruz. Aslında boşa harcadığımız şey hayatlarımız. Bir şey satın aldığımda veya aldığınızda ödemeyi para ile yapmıyoruz. Ödemeyi yaşamımızdan, para kazanmak için harcadığımız zamanla yapıyoruz. Arada ki fark şu: hayatı satın alamazsınız, hayat geçip gider. Ben insanların geceleri yatacak bir saçak altı bile bulamadıkları bir dünyada, başkalarının 500 metrekarelik malikanelerde yaşamasını anlamıyorum... Evsizler için ev, suyu olmayanlar için su lazım, ekmek lazım. Sen böyle bir dünyada özel uçağım olsun, oraya buraya gideyim diyorsun. Eğer herkes daha fazlasını isterse, bir gün kimseye bir şey kalmayacak. Küresel ısınmadan bahsediyoruz ama doğaya saldırmaya ve çöp üretmeye devam ediyoruz. Esk...
Resim
  Karıncadan güven dersi.. Hz. Süleyman karıncaya yılda ne kadar yediğini sorar. Karınca “iki buğday” der. Test etmek için iki buğdayla karıncayı şişeye koyar. Bir yıl sonra bakar ki birisini yemiş, diğeri duruyor. Neden der. Karınca: “Eskiden rızkımı Allah verirdi. O’na güvenerek ikisini de yerdim. Araya insan girince güvenemedim birini bıraktım" der. (Yaşar Süngü Alıntı)
Resim
  TÜKETİM ÇILGINLIĞI “Eski sabahlığımın efendisi iken yenisinin kölesi oldum.” Denis Diderot (1703 – 1784), ünlü bir Fransız yazar ve filozof. Aydınlanma Çağı'nın en önemli kişilerinden birisi olarak kabul edilen yazarın Fransız devrimini hazırlayan fikrî gelişmelerde katkısı vardır. Diderot Etkisi, satın aldığımız her yeni şeyin bizi başka yeni şeyler almaya teşvik ettiğini anlatmak için kullanılan bir kavram. Diderot ‘ihtiyaç duyulmadan’ satın alınan nesnelerin sebep olduğu ‘tüketim çıkmazından’ bahseden ilk kişi olduğu için, bu kısır döngüye Diderot Etkisi ismi verilmiş... Diderot, büyük borç altına girmiş ve paraya ihtiyacı en üst düzeye çıkmışken 1765 yılında Rus İmparatoriçesi Büyük Catherine, sanat ve bilimin koruyucusu olmak adına, Diderot’nun kütüphanesini satın aldı ve hemen sonra o kütüphaneyi yine Diderot’ya bıraktı. Böylece Diderot’nun eline önemli bir miktar para geçmiş oldu. Catherine bununla da yetinmeyip 25 yıllık maaşını peşin vererek Diderot’yu kütüphanecisi ola...
Resim
  "BİZİM İHTİYACIMIZ YOK O'NUN İHTİYACI VAR" Ona; -"Yumurtaları kaça satıyorsun?" diye sordu. Yaşlı adam cevap verdi: -"Tanesi 1 lira hanımefendi" -"5 liraya 8 yumurta alacağım, yoksa gideceğim." Yaşlı satıcı: -"Gel istediğin fiyata al. Belki de bu iyi bir siftah olur çünkü bugün tek bir tane bile satamadım" Kadın yumurtaları aldı ve kazandığını hissederek çekip gitti. Akşam arabasına bindi ve arkadaşıyla lüks bir restorana gitti. Yediler, içtiler ve sipariş ettikleri birçok şeyi de yemeden bıraktılar. Sonra hesap istendi. Fatura 450 lira geldi. Kadın 500 lira verdi ve üstü kalsın dedi. Mesele şu ki, Neden her zaman muhtaç olanlardan satın aldığımız zaman güç bizde oluyor? Ve neden biz ihtiyacı olmayan insanlara karşı cömert olduk? Babam, ihtiyacı olmasa bile yüksek fiyatlarla fakir insanlardan basit ürünler satın alırdı. Bazen onlar için gereksiz şeyler alırdı fazladan para öderdi. Ona, -"Neden böyle yapıyorsun?" diye so...
  “V” “U” “L” HANGİ TİP TOPARLANMA BİZİ BEKLİYOR? Abdulhakim SONKAYA/DOĞRU HABER GAZETSİ İktisat literatüründe krizlerin ardından ekonomilerin yeniden çıkışa geçmesi ve bunun zamanlamasını ifade etmek için ekonomistler tarafından öngörülen muhtemel grafikler  "V", "U", "L"  şeklinde ifade ediliyor. İktisatta esas alınan bu toparlanma şekilleri esasen siyasi, sosyal, ahlaki tüm alanlar için de geçerlidir. “V” tipi toparlanma modeli,  hızlı bir inişle dip noktasının görülmesi ondan sonra dipte hiç beklemeden hızla yükselişe geçmeyi ifade ediyor. "U" tipi toparlanma modeli,  sert düşüşün ardından toparlanmanın, bir zamana yayılacağı, dipte bir süre kalındıktan sonra toparlanmanın olacağı hesaplanıyor. "L" tipi toparlanma modeli nde ise sert bir düşüşten sonra yatay bir seyir oluyor ve yükselme trendi uzun süre öngörülmüyor. Bireyler, şirketler,  devletler krizlerde V tipi toparlanmayı seviyor . Hızlı bir düşüş olsa da dipte hiç beklemeden ...
  YATIRIMCILIK VE GİRİŞİMCİLİK Abdulhakim SONKAYA/DOĞRU HABER GAZETESİ   Günümüz egemen ekonomi anlayışında “Girişimcilik” ve “Yatırımcılık” önemli kavramlar olarak ön plana çıkıyor. Akılcı yatırımlar, paranın-sermayenin üretime akması yollarından birisidir. Lakin burada ciddi bir karmaşa vardır. O da girişimci ile yatırımcının keskin bir şekilde birbirinden ayrılmasıdır. Günümüz ekonomi sistemi yatırımcıyla girişimciyi keskin bir şekilde birbirinden ayırıyor. Sermaye bir yerde, ticari zekâ ve cesaret bir yerde telakki ediliyor. Kaba tabirle ticari zekâ ve cesarete sahip olan kimse girişimci, parası olup da ticari konuda ürkek olan kimse yatırımcıdır. Günümüz ekonomi felsefesi sermaye ile zekânın mümkün mertebe aynı elde toplanmaması üzerine kuruludur. Çünkü faize dayalı sistem kurmanın, faize bulaştırmanın en pratik ve kestirme yolu budur. Sermaye ve üretkenlik ayrı ellerde olursa faiz kaçınılmaz olur. Ayrıca günümüz ekonomik anlayışı para sahiplerini “yatırımcı” olarak adlan...
  Reel Ekonomi İktisadi Gerçeklik Abdulhakim  SONKAYA/DOĞRU HABER GAZETESİ Günümüz egemen ekonomi anlayışı ,  iktisadın tanımını bozdu. Zenginlik standırtını , Yoksulluk tanımını değiştirdi. Ülkeleri toplumları manipüle etmek suretiyle onları kendi emellerine alet etmek istedi . Unutmamak gerekir ki tanımların ve standartların yerli yerinde olması her şeyi baştan aşağı değiştirir. İkide bir “reel ekonomi “tabirini duyarız. reel ekonomi bankaların dışındaki ekonomik faaliyetler için kullanılıyor. Yani bu tanımla ekonominin yapay , Hayali kısmının olduğunu itiraf etmiş oluyorlar. kavram olarak ekonomini tanımı, felsefesi , yaklaşımı tamamen hayalidir , spekülatiftir. Çünkü maksadı düzgün değildir. iktisat ,  maksadı düzgün anlayıştır. İktisat zaten reeldir. Bu nedenle reel iktisat tabirini duymayız. Oysa ekonominin reel olanı var. İşte duyuyoruz. “Reel Ekonomi”deyip duruyorlar. İktisat , maksadın hâsıl olmasını esas alır. Bir insan o gün karnını onurlu bir şekilde doyu...
Resim
optimum pareto   Vahşi kapitalizm temel unsurlarından olan "optimum pareto" gereği toplumdaki üretici, tüketici ve faktör sahiplerinden birinin durumunu kötüleştirmeden bunlardan bir başkasınınkinin durumunu iyileştirmenin mümkün olmadığı söylenir. Evet bankalar kar/kazanıyorsa, Üreticiler ve Tüketiciler kaybediyor demektir. Bankalar büyüyorsa, Reel Sektör küçülüyor demektir.
  Ekonomiyi kemiren virüs; FAİZ ve sonuçları 1.Slumpflasyon 2.Depresyon 3.Resesyon 4.Deflasyon 5.Stagflasyon 6.Enflasyon 7-İşsizlik 8-Yolsuzluk 9-İsraf 10-Yolsulluk
Resim
  Krizde halkı bankalara faizle borçlandırmak...!!! Fırsatçılığın nirvanası bu olsa gerek. Bankalar bugün değilse, ne zaman fedakarlıkta bulunacak. Temel ihtiyaç kredisi faizsiz verilmelidir.
Resim
ZEKAT SİGORTAMIZDIR   Zekat müslümanlara Allah'ın emri, yoksulların hakkıdır. İslam toplumunda içtima-i hayatın sigortasıdır. Her müslüman zekatını ya kendi eliyle veya güvendiğiniz bir STK aracılığıyla fakir ve yoksullara ulaştırmalıdır. Hiçbir tüzel kuruma bağış yapılamaz. Zekat sizde(malınızda yoksulun hakkı olan) ilahi bir emanettir,o emaneti zayi etmeyiniz sahiplerine ulaştırınız. Sakın onu haramilere kendi ellerinizle teslim etmeyiniz.
Resim
1 MAYIS  İŞÇİLER VE TEMSİLCİLERİ   #1mayıs İşçi Bayramında işçiler harıl harıl çalıştılar. Onların emeklerini istismar eden temsilciler (!) ise yine Taksim'e gittiler, çelenk koydular, bağırıp çağırdılar ve bir kaç slogan attıp gittiler. Dün medyayı taradım işçilerin özlük ve sosyo - ekonomik hak ve durumlarını iyileştirici tek bir paylaşım ve öneriye rastlamadım. İşçiler ne zaman ki, Servet dağılımından ve GSMH'dan eşit ve adil bir pay alırlarsa o gün onlar için gerçek bayramdır. Ey patronlar! Kendinize istediğinizi işçiler içinde isteğin. Ey istismarcılar! Gölge yapmayın yeter. İşçi reformları kapsamında; Servet ve gücün yoğunlaşmasını azaltmak için, "Kar Ortaklığı" ve "İşçilerin Hisse Sahipliği Planı(ESOP)" yaygınlaştırılmalıdır.