Modern Mültezimler / Varlık Yönetim Şirketleri'nin

Mağdurları Anlatıyor...

"Devlet bu imkanları neden bize vermiyor?"
"Emekli İ.A. 8 yıl önce Garanti Bankası’ndan 50 bin TL kredi çektiğini ve borcunun banka tarafından bir varlık yönetimi şirketine satıldığını söyledi. Araç, “Bu şirket bankaya olan borcumu devraldıktan sonra ilk olarak benim 76 bin tutarındaki emekli ikramiyeme el koydu. Yine her ay emekli maaşımdan bin 500 TL kesinti yapılıyor. Günde belki 30 defa beni arayarak, mafya gibi taciz ve tehdit ediyorlar. 22 yıl devlet memurluğu yaptım ama şuan evsizim. Bankalar vatandaşla anlaşma yapacağına gidip tefecilerle çalışıyor. Bu adi varlık şirketleri yüzünden kızıma bile nafaka ödeyemiyorum. Şikâyet ediyorum diyeceğim ama kimi kime şikâyet ediyoruz” (Alıntıdır)

Varlık şirketlerin kıskacına giren bir diğer kişi ise
T.Y. Kızılay’da simit satarak geçimini sağlayan T.Y’ın kredi kartı borcu 6 bin TL’den, faiz uygulaması sonucu 26 bin TL’ye yükseltilmiş. Borcunun bir varlık şirketine devretmesiyle mağduriyetinin arttığını aktaran T:Y., söz konusu varlık şirketi tarafından her gün defalarca telefonla arandığını ve psikolojik baskıya maruz kaldığını anlattı.
T:Y. “İcra ya da başka yöntemlerle bizi korkutuyorlar. Uzlaşmaya gelelim diyorum, yanaşmıyorlar. Ben 750 TL kira ödüyorum 300 TL yol, elektrik, doğalgaz ve su ile birlikte bin TL zaten gidiyor. Geriye ne kalıyor ki ödeyeyim. Bu varlık şirketleri yasal tefecilerin önde gidenidir. Banka seni aramıyor, tefeciler seni arıyor ve resmen ‘canını istiyoruz’ diyorlar. Deniz Bank niye beni çağırmıyor? Devletin bankaları insanları neden çağırmıyorlar? Devlet iş adamlarının vergilerini af etmeyi biliyorlar ama vatandaşın borçlarını ödeme yerine üstüne faiz koyuyor. Bize diyorlar ‘çok yemeseydiniz’, bu paranın nesini yiyeyim. Nasıl geçinelim taş mı yiyelim? Ocak da taş mı kaynatalım?” (Alıntı)

A.A. adlı bayan ise, varlık şirketlerinin kredi kartı borçlularıyla anlaşma yoluna gitmediklerini söylüyor. A.A. “Kredi alırken seninle ilgilenen bankalar, borçları almak konusunda seninle anlaşma yoluna gitmeyip varlık şirketlerine devrediyorlar. Şirketlerle anlaşıyorlar ve borçları onlara devrediyorlar. Bu sefer de avukat ücretleri borcun üstüne ekleniyor. Mesela 50 TL borcun varsa, 60 lira artıyor. Çok çirkin bir durum. Madem krediyi yurttaşa veriyorsun, o zaman yurttaşla da sen anlaş… Buna kalpazanlık denir. İnsanlara gözdağı veriyor ve korku salıyorlar. Ben çok yaşadım bu durumu ve lanet olsun dedim… Evindeki eşyaları almakla tehdit ediyorlar. Şirketlerle anlaşmak mümkün değil, adamlar senin borcuna borç katıyor” (Alıntı)

Yorumlar